Sünnet Heyecanı Pazartesi - 03 Şub 2014

Sünnet Heyecanı

"Bir kış günü gittik Osmaniye mülteci kampına. Kampa girdiğimiz anda bizi sünnet için bekleyen çocukları ve ailelerini görünce içimiz birden ısındı. Hızla hazırlıklara başladık ve sünnet için kolları sıvadık.

İkinci gün yanıma gelen, “bana iğne yap” diye işaret eden Down sendromlu Ahmed ile önce biraz erkekçe muhabbet ettik, onu cesaretlendirmek için uzun uzun sohbet ettik. Ahmed, 16 yaşına gelmiş ancak babası hiçbir yerde sünnetini yaptıramamış. Ahmed’in babasının yüzünde biraz gecikmeden, biraz da mülteci olmaktan dolayı mahzun fakat aynı zamanda da oğluna sünnet yaptıracak olmaktan ötürü mutlu bir ifade vardı. Omzuna elimi koyup umudunu yeşertmek istercesine "Unutma! Allah bizimle." dedim.

Ahmed sünnet olduktan sonra tekerlekli sandalye ile serebral palsi hastası olan Muhammed geldi. Muhammed 20 yaşındaydı ve utanıyordu. Kendisini ifade edemese de biz onu yürekten dinledik ve gözlerinin içine bakarak sünneti nasıl yapacağımızı anlattık. Beni anladığından emindim. Sünnet sonrası ayrılırken müteşekkir bir şekilde el salladı."